27 Haziran 2017 Salı

Ahize

     İnsan karmaşık müzik aletleri gibi, düşünce cümleye dönüşene kadar bir sürü şeye dokunup geçiyor. tuşlara, yaylara falan. Kendini ifade etmek pek güç. Ben de hoparlörü olmayan bir ahize gibiyim. Sesimin çıktığını bilen olmadan bir başıma bağırıp çağırıyorum. Bize kalan bu çirkinlik mirasını kabullenmiyorum ve kabullenen sizlerleyken nefes alamıyorum. Bütün bunlara - üstüne kendime - katlanmanın zorluğuyla yuvarlanıp gidemiyorum, ite kaka belki. Doğan her güneşi kucakladığımda geceleri yanık bağrımın acısını çekiyorum. Belki dışarının insanları böyle cümleleri çok "edebi" buluyordur. Hangi his dümdüz bir cümleyle anlatılabiliyor acaba? Cümlelere dökmek anlamları, anlamlandırmaya çalışmak gerçeği budayıp geçerken biz hala sözcük deryalarında debeleniyoruz. Hoşça kalın. Fair to Midland dinleyin, fena değiller.

Hiç yorum yok: