8 Ağustos 2016 Pazartesi

Kanatlar

Kanatlar

     Tekrar selam. Yazmaya hevesliyim epey, mutsuz da değilim hani. Çok boş kalınca çok dolduruyor insan kendini. Bakmayın bir önceki cümlenin masumiyetine. Tabi ki olumlu ve olumsuz birçok şeyle dolduruyor.

     Bir işe girdim, bir hafta katlanabildim. Kahrolsun özel sektör. "Verin len paramı!" demedim, teklif de etmediler. Umrumda değil aslında, yeni bir bakış açısı kazandırdı. Yarı tok yaşamamak için biraz daha aç kalmalıymışım onu anladım. Branşıma uygun bir iş için biraz daha çaba harcamalıyım. Sık yapılan bir hata kötüye razı olmak. Sonrası kabullenmek, alışmak diye gidiyor. Yapılmamalı.

     Bir haftadır da evde oturuyorum. Evde halletmem gereken işlerimi inanılmaz düşük motivasyonumla halletmeye çalışıyorum. Kendime o kadar çok eğildim ki, düşmemem gereken yerlere düştüm. Küçükken gözlüğümü aşağıya bakarken tutardım düşmesin diye. Şimdi kendimi tutmak aklıma gelmiyor. Her dönem bir şekilde geçiyor. İyi bir şekilde işin içinden çıkacağım yada ileride edineceğim meşguliyetlerim beni bu hallerden uzak tutacak.

     Bir toparlasak koşacağız, sonra birden kanatlanıp uçacağız da işte... ha gayret! Hoşça kalın.

Güzel bir şarkımız var bu yazı için. Aslında bir sürü yeni keşif vardı ama bunu seçtim.
Mazzy Star - Look On Down From the Bridge https://www.youtube.com/watch?v=-gmd1HVGBzk

Bunun pek bilinen bir eseri olduğunu sanmıyorum. Ben görünce pek beğendim.
Vincent Van Gogh - The Parsonage Garden at Nuenen in Winter ( Kış Vakti Neunen'deki Papazevi Bahçesi)

Hiç yorum yok: