12 Temmuz 2016 Salı

Olmayınca Olmuyor, Olmasam Olur Mu?

     Ne var biliyor musun? Arkandaki köprü kül, önündekinin de anca altından geçebildiğin durum var. 5000 parçalık yapbozun 5000. parçasının kaybolması başka, 5000. parçanın başka yapboza ait olması başka. Keşke bu işler böyle olmasa. Sarhoş eve gelip, üstüne biraz daha hiç içmedim. Daha önce daha mutsuz çok oldum, umutsuz olmak başkaymış. Okuyan yok, okuttuğum da yok. O yüzden kendimi acındırmak değil derdim. "Konuşsam olmaz, sussam gönül razı değil." durumu bu işte. Kimseye anlatamıyorum, buraya dökülüyorum. Kimsenin beni dinlemeye vakti yok, buraya yazıyorum o yüzden. İşin gerçeği hala birkaç adam okuyor diye buraya yazıyorum. Yoksa defterlere yazmak da çok başka. Mutlu olunca umarım onu da paylaşmaya bu kadar istekli olurum. Çok güzel insanlar var, karakterlerine hayran olunur. O adamlar var ya, işte iyi ki var. Çekilmezi katlanılır yapan hep onlar. Onların bir sözü, bir de bir çocuğun bir gülümsemesi.
     Çok yorgunum, çok da sarhoşum. Hep O yakınken ağırlaşır yüreğim, O yine yakın. Kimsenin suçu değil, benim ayıbım. Zaman geçti, ben zamanla geçemedim galiba. Ağlamana dayanamaz kimse, sonra kimsenin yanında ağlayamazsın. Olduğundan başkası olmaya zorlarsın, sabrını denersin. Sabır biter, kaçarsın. Biliyorum, bunu bilen başkaları da var. Hiç çok üzgünüm yazmadım ulu orta. Üzgünüm, çok hem de. Olmayınca olmuyormuş hakikaten.
     Şarkı da yok, tablo da. Şu zamana kadar müziği, kendi müzik zevkini bulmaya kimseyi sevk edemediysem bana yazıklar olsun zaten. Resim bir başkadır, ben aradım buldum bir şeyler. Çok sevdim, sevdiremediysem yazık bana. Hala okuyan varsa; bir şey katma şansım olduysa ona, ne mutlu bana. Uzun bir ara vereceğim, takipte kalın diyemem. Ruhum çok ağırlaştı, en az bir ay yokum sanırım. Sonra yine yazarım. Hepiniz hoşça kalın, bir avuç bile olmayan insan. Neşet Ertaş dinleyin. Üzülmeyin, müziğin büyüklüğünü sevin.

Hiç yorum yok: