8 Haziran 2016 Çarşamba

DAMGA




 DAMGA

 "Fark etmez" sonsuza kadar arkasına sığınılabilecek bir tavır değil. Ve karar vermek gerektiğinde "ne şiş yansın ne de kebap" durumu pek olmuyor. Sonlarını göremediğin ihtimaller işte hep bu vaz geçtiklerin ve tuttukların.

 "Pişmanlık" işte bu bir ipi bırakıp, öbür ipi tutamayan trapezcinin durumu gibi bir şey. Kendimi tutmak için bırakıyorum bir şeyleri.

 "Katlanmak" dedikleri sadece dayanmak demek değil belki de. Kat kat örtüyorum üstümü, kendim olmaktan çıkana kadar.

 "Parmakla gösterilen adam" olmak sandığım gibi değil. Ucubeler de parmakla gösterilmiyor mu? Parmaklar göstermeyecek olsa da akıllar damgalayacak biliyorum. En kötüsü, bütün bunlara değecek olan iradeyi kendimde bulamamam olabilir.

 Zor yoldan kazanmak neyse de kaybederken de kolay bir yol yok. İnsan hak ettiğini yaşıyor, ben de öyle. Hatalar, yanlış kararlar, düşüncesizlikler bir yerde köşeye kıstırıyor. Hesabı kapatmak iyi de öylece sıyrılınmıyor. Kanıyor ama pıhtılaşacak. Her şey gibi geçse de izi kalacak, biliyorum.


Gravür: Gustave Dore - Paolo ve Francesca
Müzik: Anathema - Leave No Trace https://www.youtube.com/watch?v=Cd4MeNo-PRE

Hiç yorum yok: