12 Eylül 2015 Cumartesi

Kafamda Çok Başka Şarkılar

       
       
          Dün değişik bir gündü. Bazen fazla hüzün, bazen huzur. Burayı bir günlük olarak kullanmıyorum ama işte ilginç yaşanmışlıkları not almaktan da zarar gelmez diye yazıyorum. Dün biraz gitar çaldım, yeğenimin tacizleriyle ilginç bir hal aldı bu durum. 3 yaşındaki bu adam kucağımda gitarla benim aramda, penayı rastgele vurarak eğleniyordu. "İyi ki varsın be bacaksız." diye düşündüm. Birkaç gün önce de bir siteden yeni albümlere bakarken gelmişti yanıma. "Hangisini dinleyelim?" diye soruyorum ve ufaklık seçiyordu beraber dinliyorduk. En çok Burnin Point'i sevdi, tabi tav olduğu şey videoki ateş efektleriydi.

          Demem o ki, çocuklar güzeller. Bir evlat istemem ama her çocuğa kendi evladım gibi davranmayı öğrenmeye çalışıyorum. Bugün "Dayı sana bomba atıyorum." deyiverdi minicik ağzı. Sen hiç böyle kelimeleri öğrenmesen be çocuk! Küçük bir uyarıdan başka bir şey gelmedi elimden. Bu küçük mevzu aklıma takılmazdı normalde. Bugün Cizre'de bir çocuğun elini ayağını bir bomba parçalamış. Bazı çocuklar diğerleri kadar şanslı değil maalesef. O şakacıktan oyun olsun diye yapmadı. Barış içinde bir dünya o kadar uzak ki, mutlu olmak pek elde değil.

          Kötü durumlara alışmak yerine, aptalca çözümler bulup her şeyi daha da kötüleştirmekten nefret ediyorum. Çözüm sandığım şey için o kadar çaba harcayıp, sonra ondan kurtulmayı istemek kötü bir durum. Kafamda çok başka şarkılar var, gerçeği görünenden ayrıranlardan. Hep derim "İyi ki başkaları sanatıyla bizi bizden daha güzel ifade edebiliyor." diye. Uğur sağ olsun, Riverside'tan bahsetti. Buruk hüznüme eşlik ediyor yepyeni albümleri. "Time Travellers" ve eski albümlerinden birinden "We Got Used to Us" gerçekten kaliteli parçalar. Progresif rock sevenler için gerek sözleriyle, gerek müziğiyle bu iki güzel parça okuyan birileri varsa onlara hediyem olsun. Linklere tıklayıp dinleyebilirler.

          Okulun açılışı ertelenmiş. Oysa o kadar da ihtiyacım var ki orada olmaya. Hem öğrencilikten sıkıldım ve mezun olmak istiyorum artık hem de bu boşluk beni bitiriyor. Kafamdan hiçbir zaman atamadıklarımdan biraz uzaklaşıp nefes almak, oyalanmak istiyorum. Hem okul hemen başlamazsa hemen bitemez ki. Kendime sözüm olsun, başarılı olacağım bu konuda.

          Bazı şeyleri muhattabına söyleyemedikten sonra; kendi kendime fısıldamanın, oraya buraya yazmanın, meydanlarda bağırmanın pek bir manası yok. Umutsuz olmamak gerek. Zaman hem alan hem veren. Hiç öngöremediğimiz şekillerde hem de. Ben şansımı her konuda zorlayacağım, mümkün gözükmeyenler şeyler için dahi.

          Yukarıdaki resim iki hafta önce yaptığım ve babama hediyem olan akrilik tablom. Fotoğraf çekmeyi pek beceremiyorum. O yüzden detaylar hiç belli değil. İyi bir makine ile tekrar çekip görseli güncellemeye çalışacağım kısa zamanda. Hoşça kalın.

Hiç yorum yok: