6 Eylül 2015 Pazar

Aramaktan Vazgeçmeyince, Bulamasak da Olur

       
       

          Doğru soruları sorduğumdan şüpheliyken, doğru cevapları bulmakla uğraşmak hakikaten güç iş. Soruları doğru seçmek gerek. Söylenen her söz, yapılan her hareketin altında mantıksal bir neden aramadan duramam. O yüzden, tespitimden yola çıkarak kafam bilinmezliğin,belirsizliğin karanlık girdabına doğru akan sorularla dolu olduğu anlaşılıyor. Bir şeyler emin olunca mı yazsaydım bilemiyorum ama böylesi rahatlatıyor.
         Gerçekten hissediyor muyuz? Yoksa içinde bulunulan durumu anlamadan koşullandığımız şeyi mi yapıyoruz yada değerlendirip ona göre mantıklı bir şekilde davranmaya çalışıyoruz? Birisi gelip bana "Babaannem öldü, çok üzgünüm" dese alacağı cevap bir sessizlik olur. Çünkü, "Ölüm dünyanın gerçeği, durumu geriye çevirmek kimsenin elinde değil. Atlatıp devam etmek gerekiyor." gibisinden düşüncelere kapılıveririm hemen. Bunu yaparsam suratıma bir yumruk yedikten sonra o kişi tarafından sosyal ilişkimiz tek taraflı olarak fesh edilir. İşte bunu öngördükten sonra beklenileni yapıp sadece sarılmayı seçebilirim. Her şeye hazır bir adam değilim, o yüzden böyle bir an yaşansa bu yedekteki düşünce aktif olmayacak. Onun yerine o an tekrar benzer şeyleri düşünüp, benzer bir tavır takınırım. Hah işte o sessizlik bu durum değerlendirme sessizliğidir.
         Bazı insanlar çok duyarlı yada iyi tiyatrocu. Anında örneğimizdeki gibi bir durumda kişinin yakını olarak beraber sarılıp ağlaşabilecek bir sürü adam tanıyorum. Nihayetinde kimsenin samimiyetimi sorgulamak bana düşmez. Hele ki o hassas anda, duble yumrukla nakavt edilme ihtimalim varken çok tehlikeli.
         Hepten de duygusuz değilim aslında. Bazen bir şeyler oluyor bir anda, bir olay yada bir kişi bunu sağlıyor. Sebebini anlayamadığım hisler. Mutluluk da var üzüntü de huzur da. Böyle anlarda beynimi kapatıyorum. Kirletme anı, nasıl olursa olsun. Dokunma. İnsan olduğumu hatırlatan her hissi utanıp saklanmasın, kaçamasın diye gözetlemiyorum. Gözleri içeriye, kendisine dönük bir adam için epeyce zor.
         Satırlar ilerledikçe "Normal değilim." diyorum. Kendimi kendime açıklayıp kabullenmek için harfleri görmeye ihtiyaç duymak gerçekten normal mi? Bir arkadaşım "Kim normal?" diye sormuştu bir kez. Bunu da düşünmek gerek.

Hiç yorum yok: