29 Ağustos 2015 Cumartesi

Toprak

          Ucuz ve sulak, doğal bir arazi buldum yakın zamanda. Yolundan günde bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar araç geçiyor sanırım. Oraya bakarken aklıma bir şeyler geldi. Organik tarım kafası. Kafası kelimesini sevmiyorum ama yazdıklarımı ben bile okumadığımdan, kelimeyi kullandığımı bile unuturum. Dağıtmadan devam edelim. 5-10 keçim olsun sütünü içer, peynir yaparım. Belki satarım, belki bana kalır. Yaşar mısın gerçekten? Yaşarım herhalde. Ne fark eder ki? Orada olmak burada olmaktan daha kötü değildir herhalde. Değişiklik iyi geliyor bana. Hem toprağı da seviyorum. Kapitalizm hepimizi ikna etmeyi denemiyor mu beyaz yakalı olmaya? Ben yokum diyebilirdim belki, şu an keçilere ve birkaç dönüm araziye yetecek param olsa.
          Whatsapp, Twitter, Facebook vs. kullanıyorum. Ama sanırım çoğu kişiden daha farklı. Kimsenin bana yazdığı ettiği falan yok yani. Anlamsızca Facebook listemdeki insanları izliyorum, Whatsapp sohbet gruplarındaki muhabbetleri okuyup geçiyorum. Sahteliğin akvaryumlarına abone bir ziyaretçi gibi, her gün aynı şeyi yapıyorum. Neden yaptığım konusunda da bir fikrim yok uzun süredir. Boşluk güzel şey. Bir şeylerle uğraşmayınca, biraz kendimden geriye çekilip düşünmediğim şeylere kafa yormaya başlıyorum. Ha beynimdeki trend topic bu mu gerçekten? Kesinlikle hayır. Ancak bugüne kadar bu davranışa bir anlam vermemek de aptalca.
          Bazı şeyler içinde olmayanı vaad ederek kendini pazarlayabiliyor. Güzel ambalajlı boş ürünler. Misal, nargile... genel olarak iyisini içmedim. Yandaki bir masadan güzel kokular misafir oldu hep burnuma. Envai çeşidi var ve hepsi harika kokuyor. Garsonu çağırıp bir tanesini ısmarlardım. Evet, bende de bir tane var. Haydi tadına bak! İlk çektiğim nefes dahil giderek berbatlaşan bir tat. Üzgünüm, boşa çaba. İşte karşı cinsle benim ilişkilerim. Buradan sonra karşı cinsten kadınlar diye bahsedeceğim. Ofansif bir tutumda yazmıyorum bunları. Kadınlar, onlara baktığımda güzel. Çok azı konuşurken dikkat çekici. Ama bir ilişkiyi paylaşınca dalından sökülmüş çiçekler gibi oluyorlar. Bir süre taze ve güzel kokulu, sonra boynu bükük, sonra vazodaki suyu kirlenmiş, sonra çürümeye başlamış ve kötü kokuyor. Şu an aklıma geldi, belki aynı topraktan olsak, bir avuç toprak saksıdaki belki. Belki...
       

Hiç yorum yok: